Üye Ol



Ana Sayfa Yap Arkadaşına Gönder Bize Ulaşın Bu sayfayı Yazdır Yardım Özel Mesaj Davet Gönder E-kart Gönder Kedimi Ekle
 
 


 
Pirens Bey'in Bir Günlük Programı - Fadime Yalçınkaya

Saat 07:00
Bu ses de ne? Nerdeyim? Ne oluyor?
Hah aferim, yine cep telefonunu kurmuşlar. Nerden kapanır bu bir türlü keşfedemedim. Önceki ne güzeldi, patimi patlattım mı tepesine susardı. Bozuk bu çalmıyor diye kullanmaz oldular.
Madem uyanmayacaksınız ne bağırtıyorsunuz bunu? Kalksanıza … Sabah sabah bu zamazingoyu mu dinleteceksiniz bana…Hop arkadaş sana diyorum.
Duyan yok.... İş başa düştü. Bari şunu yatağın altına itekleyeyim. Tüh ya! Çok içerilere fırlattım sorun olmaza bari…yine susmuyor. Öf ya. Deli olacağım. Uyanın!!!!!!! Şu telefonu yatağın en ücra köşesine fırlatmamış olsaydım direkt ayaklara girişirdim ama neyse artık. Hah kalktı biri. Telefonu arıyor. Ben biraz gözden kaybolayım. Perde arkasına geçsem iyi olacak.

---- Vay sıpa, yine telefonu yatağın altına fırlatmış. Hayatım uyan geç kalıyoruz.

Geç kalırsınız tabii. Akşam ye kızartmaları, devril koltuğun üzerine, sabaha kadar film izle, sonra neymiş efendim geç kalıyoruz…
Her sabah aynı şey… bir telaş bir telaş. Bu lavuklar kesin mama tabağını doldurmayı unutur şimdi. En iyisi gidip bi bakayım. Ol. du. Yine kuru mama. Ulen nerde sebzeli ton balıklı. Kapı kenarında biraz üzgün modeli yaparak şansımı bir deneyeyim.

---- Hadi hayatım çıkıyorum.
---- Tamam geldim.
---- Miyavvvvv.
---- Canım benim, güzel kedim noldu? Kıyamam bunun arkamızdan ağlayışlarına. Mama verdin mi? Hadi gel biraz da jazzy vereyim sana. Ama az. Tamam mı?

Her gün aynı numarayı yap, bu kadın yine yer. İnanılır gibi değil. Hatun benim yaratıcı kişiliğimi öldürüyor, oblomovlaşıyorum. Yedek tabak yaş mamayla dolduğuna göre şöyle bir sürtüneyim de sevinsin bari.

saat 08:00
Tamam, gün başlıyor. Nerde kalmıştık. Ha uyuyordum. Saatle uyandım. O zaman önce uyumaya devam edeyim. Bak yine toplamış yatağı. Yani bu inat niye anlamıyorum? İki yıldır bu yatakta uyumamı kabul edemiyor. Sen erken işe gidiyorsun diye benim de uyanmam mı lazım? Gece yatış serbest, iş gündüz keyif yapmaya gelince yok. Ne bu hazımsızlık anlamış değilim. Bana göre ofiste iş var da biz mi çalışmadık?
Neyse.. Hava biraz serin, pikenin altına gireyim, şu yastığa da hastayım.

saat 11:00
Ne güzel güneş açmış.. acıkmışım da. Gidip biraz mama yiyeyim. Kalleş karı. O yaş mamayla kim doyar? Yandaki komşuda tatile gidecek zamanı buldu. Kuş mu avlasam?? O da garanti değil. Dayan bakalım press bey kuru mamaya çatur çutur.

Akşama sorarım ben bunun hesabını. Telefonu çıkarmak için yatağı çekmek zorunda kalmasaydınız asıl yaygarayı sabah koparırdım da. Ne o sadaka veriyor gibi bir kaşık? Terasa çıkıp güneşe yatayım bari. Kemiklerimin sağlığı için mutlaka güneş banyosu yapmalıyım.

saat 13:00
Oh. Harika bir gün. Çakı gibiyim. Bir ses duydum galiba? Şu çatıları bir kolaçan edeyim. Hımmm. Asayiş berkamel. Çişim geldi eve mi dönsem acaba? Yok ya kim gidecek oraya kadar, şu saksı dibine sallayayım. Yani bunu bile sorun ediyorlar.

Size ne? Sanki senin saksına işiyorum. Tam beş apartman ötedeki kadının saksıları bu. Ne yani? Geldiğimiz duruma bak. Çişin hesabını veriyoruz. Evcilleşme süresi bu mudur? Çiş midir bütün olay, anlaşmış değilim.
Arabalı manav geliyor köşeden. Ooo çoktan öğle olmuş. Hemen aşağı inmem gerekiyor.

saat 14:00
Miyavvvvvvvvvvvvvvvvv
Mawwwwwww
---- Hanım üst katın kedisi geldi yine. Ne yapayım?
---- Aç kapıyı da çıksın Boncuk. Yoksa akşama kadar bağırır bu.

Tamam. Geliyor. Boncuk ne haber? Seninle terasta oynayalım mı biraz? Hadi gel yukarı, kuru mama da var, senin sevdiğin. Sen olmasan hayatta ağzıma sürmem inan bak, yer gibi yapıyorum ki alsınlar. Hadi ama. Nazlanma artık. Gel barışalım.

saat 15:00
Şimdi çalışma zamanı. En azından leğeni doldurmayı unutmamışlar. Biraz suyla oynayayım. Biraz toprakla… Patilerim tam istediğim gibi oldu. Doğru içeri. Eserimi en geç bu yaz içinde tamamlamam lazım. Şu pencere altındaki duvar resmini görüyor musun? Onu ben yaptım. Gel bak, arkada mutfak tarafında da var. Onu da ben yaptım. Sanata, sanatıma hiçbir saygısı yok.. Başlarda silip temizliyordu.. sonradan ben çalışmalarıma tezgahlarda ve koltuk üzerlerinde devam edince bıraktı.
Gidiyor musun Boncuk? Tamam ama yarın yine gel.
Ben de biraz yatıp kıvrılayım.

saat 17:00
A-ha o da ne? Bir kertenkele.. Bitmiyor bunlar bi türlü yawww! Dur yakalayayım şunu. Tadı tuzu da yok bunun. En iyisi eve götüreyim de bari bizimkiler yer.
Hay aksi yine kuyruğu kaldı. Neyse iki sefer yapar taşırım. Ya da dur bakayım, ben şu kuyruğu terasta sağlam bir yere atayım önce. Neresi olabilir. Hah şu hasır koltuğun üstüne olabilir. Yok minderinin altı olsun daha iyi. Neme lazım kuş muş kapar.

saat 18:00
Bu kertenkele işi iyi oldu. Kesin bayılacak bana. Müthiş bir sürpriz hazırladım ona. Tam klavyenin üstüne bıraktım. Akşam gelecek, masaya oturacak ve işte o an. Önce gözleri temas edecek, sonra kalbi. Benim yakışıklı, güçlü pirens’im diyecek. Ben de ona ben olduğum sürece asla yemek yapmak zorunda değilsin hayatım diyeceğim. Sabah cidden ayıp ettim. Ne de olsa aynı evde yaşıyoruz di mi? Gönlünü alacağım. Az kestireyim.

saat 19:00
Kapı sesi. Aha geliyorlar. Hazırlan oğlum. Bütün gün onu beklemiş gibi yap. Sürtün sürtün. Oh oh kaşı sırtımı. Hele bir de hediyeyi görünce bayılacaksın. Devam et. Kaşı kaşı. Oh oh sağ tarafa çalış biraz, biraz da sol taraflara.

----Pirens her tarafım tüy oldu, siyah giymek haram mı bana? Azıcık bi dur, üstümü değiştirip seveyim seni.

O ooooo. Ol . du canım. Sevilmek için de bekleyeceksek, ölelim daha iyi. Neyse hadi git bakalım. Ne de olsa bütün geceyi beni severek geçireceksin. Süprizlere hiçbir hatun dayanamaz.

saat 19:30
İçeriden yatağı dağıtmışım diye söylendiğini duyuyorum. Vıdı vıdı, bıdı bıdı. Kadın her sabah toplama o zaman. Nerde yatcam ben yahuuuuuuuuuuuuuuuuu. Kendisine battal yatak, bana koymuş bit kadar bir sepet. Bari sabah boşken devrileyim üstüne. Bu olayı uzatıp, bu gecenin tadını bozmayayım.
Yemek yapmaya girişti hemen. O da uzatmadı meseleyi neyse ki. E ne de olsa yavaş yavaş kabullenmeye başladı.

İnsan önce bir etrafı kolaçan eder di mi? Bekleyeceğiz artık. Hiç bir şey yokmuş gibi. Yoksa süprizin tadı kaçar.

saat 20:30
Tencereler ocağa kondu. Tamam işte o an. Şimdi geçer bilgisayarın başına. Hadi oğlum. Koş. Hemen masanın en güzel yerine koyul. Yarın sabah tan balıklı jazzy ‘e doyacaksın. Hadi bakalım. Sokul dibine. Baş yukarı. Gözler hedefte. Hazırda bekle. Bu son manevranla bu evdeki yerini garantilemek bir yana, ton balıklarının korkulu rüyası olacaksın.

---- Aman Tanrımmmmmmmmmmmmmm. Hayatım yetiş bu da ne. Bir kertenkele var klavyemin üstünde.

Noluyor lan? Birden ortalık karıştı. Bu kadın niye kusuyor şimdi. Kolay hazmetsin diye biraz bağırsaklarını çıkartmıştım ondan mı acaba?  Hay aksi, noluyor banyoda ya. Kocası niye peşinden gitti. Beni de içeri almadı. Bu nedir şimdi.
Niye ağlıyor bu kadın? Mutluluktan değil sanırım. Hala yaşıyor diyor.
Ne yani, sana taze bırakalım istedik. O da mı kabahat.
Anlamadığım bir şeyler oluyor. Kötü bir şeyler. Kaybolsam iyi olacak.
Yok klavye falan sökülüp çöpe atıldığına göre durum feci, çok feci.

Tabi ya, çözdüm meseleyi. Kuyruğu yok da ondan.
Topitop alıp, çöpünü atmak gibi. Nerde o zaman topitop yemenin keyfi.
Dur hemen, fırlayıp çıkayım terasa. Bi koşu alır gelirim.
Ya da, en iyisi bu gece hiçbir şey yapmamak. Minderleri toplamaya gittiği zaman sürpriz olur ona. Utanır biraz. Bi kuyruğa bu kadar yaygara yapılır mı yahu?

Sepete mi kıvrılsam, yatağa yanına mı bilemedim şimdi. Hala ağlıyor, hah kocası da yanında. Et bakalım teselli. 1-0 olayı ha? Minderin altından kuyruk çıkınca göreceğim ben seni. Ben bi gece daha sepette uyurum. Ama sonra san ne olur bilemem.

I got rid of my husband, because of my cat was alergic.
Anladın sen onu.


05 Mart 2010

  Yorumlar (0 adet)
Yorum Yaz  
   İyi ki Doğdun:  Prenses , Kadir , Çaki , Gizmo , Kızım , Turunç , Efe , Pöti , Karamel , Pamuk , Mahmut
Tasarım ve İçerik ZERON Üyelik Sözleşmesi, Kullanım Şartları ve Copyright © 2006